info@drhasantanyeri.com
  +90 (0) 532 707 41 00
  +90 (0) 212 266 75 31-32-33
KOKU VE TAT ALMA
KOKU VE TAT ALMA
Ana Sayfa / Koku ve Tat Alma

Koku ve tat alma sorunları hayatımızı geniş ölçüde etkiler. Çünkü bu duyularımız sayesinde hayattan tat alırız, yeme arzusu doğar, etrafla ilişkilerimiz düzenlenir. Koku ve tat alma duyularımız bozulduğunda kişi için hayat önemini yitirebilir. Yediğimizin tadını alamayınca daha az yemek yeriz. Kokusunu ve tadını algılayamadığımız maddeler bir anlam ifade etmediği için etrafla iletişimimiz azalır. İnsan kendini daha kötü hisseder. Koku ve tat alma bozukluklarına yaş ilerledikçe daha çok rastlanır.

Koku ve tat alma nasıl sağlanır?
Burun ve ağız içerisinde koku ve tat almayı sağlayan kimyasal duyu algaçları yerleşmiştir. Bu algaçlar burun ve ağzımıza temas eden maddelerin molekülleri tarafından uyarılır. Algaçların beyine uzantıları, yani sinirler birer elektrik kablosu gibi çalışarak değişik moleküllerden gelen uyarıları beynimizdeki koku ve tat için ayrılmış özel bölmelere iletirler. Bunların tanınması sayesinde tat ve koku alma işlemi sağlanır. Bu iki duyumuz birbirleriyle eşgüdüm içerisinde çalışırlar. Koku siniri beyinden direkt olarak liflerini burun içerisindeki üst bölgelere bırakır. Bu sinirin uçlarındaki algaçlar etrafımızdaki çeşitli kokulardan uyarılır. Etrafımızdaki güzel kokular (çiçek kokusu, parfüm, sabun) ya da kötü kokular (benzin kokusu, gaz kokusu, sigara kokusu) tarafından uyarılır. Tat hücreleri ağız ve boğaz bölgesinde özellikle dil üzerinde yer alırlar. Dil üzerine dikkatle bakıldığında gördüğümüz siğile benzer çıkıntılar gerçekte dile ait tat hücrelerinin algaçlarıdır. Yediğimiz yemekler ve içtiklerimiz tükrükle karışıp ağızda sindirim başladığında dil üzerindeki yaygın algaçlara maddelerin teması buradan uyarıların çıkmasına ve bu uyarıların sinir lifleri aracılığıyla beyine iletilmesini sağlar. Genelde dört ana tadı ekşi, tatlı, tuzlu, acıyı ayırt edebiliriz. Bu tatların karışımları ağızda çiğnenilen maddenin içeriği, yüzey yapısı, sıcaklığı kokusu ile birleştiğinde kimyasal algaçların ayırt edebildiği tat ortaya çıkar. Biz böylece tat sayesinde yediğimiz bir meyvayı ya da kebabı ayırt edebiliriz. Çoğu tatlar koku duyumuz tarafından tanınır. Örneğin sarımsaklı bir yemek yerken burnunuzu tıkarsanız veya nezleliyken böyle bir yemek yerseniz, yenilen yemeğin tatlı veya ekşi olduğunu ayırt edebilirsiniz. Fakat sarımsak kokusunu algılayamayabilirsiniz. Bunun nedeni sarımsağın bilinen kokusunun büyük kısmının koku algaçları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanır. Bilimsel araştırmalar, yaşlanmayla birlikte yaşlanan veya hasara uğrayan tat ve koku hücrelerinin sinir sistemi tarafından yenilendiğini ortaya koymaktadır. Oysa diğer sinir sistemi ve hücrelerinin veya algaçlarının kendilerini yenileme kapasiteleri yoktur. Koku alma duyusunun en duyarlı olduğu aralık 30-60 yaş arasıdır. Altmış yaş sonrası koku alma azalır. Yaşlı kişilerin çoğu yeterli ya da hiç koku alamamaktan şikayetçidirler. Kadınlar genelde erkeklere nazaran kokuları daha iyi tanıyabilir. Nasıl ki her kişinin dış görünüş özellikleri birbirine benzemiyorsa, aynı şekilde bazı kişilerde daha zayıf tat ve koku alma duyusuyla doğabilir. Doğuştan olan bu durum düzeltilemez. Üst solunum yolu enfeksiyonları bazı durumlarda burun içerisine yaygın olarak dağılmış sinir ucu algaçlarının algılama yeteneğini geçici veya kalıcı olarak yok edebilir. Böyle durumlarda havadaki moleküller burun içerisinden girebilir algaçlarla temas etse bile felç olmuş bu sinir hücreleri beyine uyarıyı aktaramadıkları için koku alma ortadan tamamen ya da kısmi olarak kalkabilir. Bazı durumlarda kafa travması beyine koku ve tat alma duyusunu ileten sinirlerin geçici ya da kalıcı olarak felç ederek koku ve tat alma bozukluklarına neden olabilir. Sinirler ve sinir hücrelerinde bir problem olmadığında burun içerisinde moleküllerin sinir ucu algaçlarına ulaşmasına engelleyecek polipler, burun etleri, burun ödemlendiren sinüzit koku ve tat alma bozukluklarına yol açabilir. Hormonal bozukluklar, diş ve diş eti problemleri, ağız içi yaraları, kötü ağız hijyeni, tat ve koku alma duyularını olumsuz yönde etkileyebilir. Uzun süreli bazı kimyasal maddelere maruz kalma koku ve tat alma hücrelerini kalıcı olarak aşındırarak koku ve tat almada küntlüğe yol açabilir. Aktif ya da pasif sigara içicileri için kokuları ayırdetmede bozukluk, tat almada da azalmaya neden olur. Sigara burun içerisinde şişkinliği artırarak algaçları uyaracak koku moleküllerinin hedefe ulaşmasını zorlaştırır. Ayrıca, nikotinin koku ve tat algaçlarına direk teması koku ve tat almada bozukluk, değişiklik, azalmaya da neden olur. Bu bozukluk sigara bırakıldığında büyük olasılıkla düzelir. Baş ve boyun kanserlerinin radyoterapisi sonrası koku ve tat alma duyusu azalabilir veya bozulabilir. Yine bazı sinir sistemi hastalıkları (Parkinson, Alzheimer hastalığı) bu duyuların bozulmasına neden olur.

Tat ve koku alma problemlerini nasıl anlayabiliriz?
Koku için kolaylıkla uygulanabilen keskin ve bilinen kokuların her bir sayfasında yer aldığı bir blok not kişi tarafından teker teker koklanarak hangi kokuyu algıladığı not edilir. Buradan çıkan değerlendirme kokudaki azalma veya değişiklikleri anlaşılmasına yol açar. Tat da ise değişik yoğunlukta dört ana tat kişinin dili üzerindeki değişik bölgelere uygulanarak tat alıp alamadığı tespit edilir.

TEDAVİ
Bazı durumlarda hastalık için kullanılan ilaç, koku ve tat alma bozukluklarına yol açıyor ise ilaç bırakıldığında düzelme görülür. Genellikle allerji için kullandığımız haplar koku ve tat alma duyusundaki bozuklukları düzeltebilir. Bazı hastalarda, özellikle uzun süren üst solunum yolu enfeksiyonları, mevsimsel allerjiler gibi durumlar ortadan kalktığında hastaların koku ve tat alma duyularını kendiliğinden düzelir. Çoğu olguda ise moleküllerle, sinir ucu algaçları arasında iletişimi bozan, burun polipleri, burun içi şişlik gibi durumlar düzeltildiğinde moleküller sinir ucu algaç ilişkisi kesintisiz olarak oluşturulduğu için koku ve tat almadaki bozukluk düzelir. Nadiren de olsa bu iki kimyasal duyu kendi kendine zaman içerisinde kaybolduğu gibi normale dönebilir. Koku ve tat alma duyusunda bozukluk olduğunu hisseden kişinin mutlaka bir doktor tarafından tercihen KBB hekimini görmesi gerekir. Bu sorunun basit bir nezle ile mi başladığı, kafa da bir darbe sonrası mı geliştiği, içinde bulunan şartlardan mı kaynaklandığı, burun tıkanıklığı ile ilgisinin olup olmadığı, hem size hem de doktorunuza sorunu çözme yolunda yardımcı olacaktır. Bu bozukluğun zaman zaman düzelip düzelmediği, mevsimsel değişiklik gösterip göstermediği de, mevsimsel allerji gibi nedenlerin üzerine gidilmesinde yardımcı olacaktır. Uzman KBB doktorunuz kapsamlı muayeneyi takiben gerekiyorsa koku ve tat duyusu testlerini uygular. Komputerize tomografi (BT) ya da magnetik rezonans (MRI) görüntülemesi gibi daha ileride radyolojik tetkikler de isteyebilir. Bu testlerin sonucunda bazen basit tıbbi tedaviler sorunun çözülmesine neden olur.

İLETİŞİM
Fulya Mah. Yesilcimen Sok. No. 12
Polat Towers Residence Ofis Katı: 443,
34360 İstanbul

Telefon : +90 (0) 532 707 41 00
Telefon : +90 (0) 212 266 75 31-32-33
Email : info@drhasantanyeri.com
Copyright @ 2016. Prof. Dr. Hasan Tanyeri.
Bu sitede yer alan içerik bilgi amaçlıdır. Doğrudan doktor tavsiyesi olarak algılanmamalıdır.