info@drhasantanyeri.com
  +90 (0) 532 707 41 00
  +90 (0) 212 266 75 31-32-33
SOLUNUM YOLLARI
SOLUNUM YOLLARI
Ana Sayfa / Solunum Yolları

Solunum yolları burun, geniz, boğaz, gırtlak, nefes borusu ve nihayetinde akciğerlerden oluşur. Solunan hava burun içerisinde nemlendirilip, ısınıp, temizlendikten sonra geniz ve boğaz yoluyla nefes borusuna, akciğerlere iletilir. Solunan hava içerisindeki oksijen akciğerin en ufak ünitesi olan baloncuk şeklindeki odalar vasıtasıyla kana iletilir. Kalbimiz temizlenmiş oksijenli kanı bütün vücudumuza ulaştırır. Boğaz ve yemek borusu yenilen gıdaları sindirim sistemimize ulaştırır. Boğaz hem solunum yolunun hem de sindirim organlarını ortak kesiştiği bölgedir.

Burun, solunum yolları akciğerler bir ünitedir. Ağız, boğaz, yemek borusu, sindirim sistemi diğer bir ünitedir. Burnun en önemli işlevlerinden biri solunum görevidir. Burundan solunan hava uygun akıyor, uygun dirence karşı solunuyorsa solunum ünitesinin son parçası akciğerlerimiz solunum başlangıcında buruna çarpan bu havanın uygun yerden solunduğunu farkedip havayı emmeye çalışır. Bu durum otomatik olarak gerçekleşir. Burun kullanılamaz ise yerine yedek organ ağız, yemek yemek için değil de, solumak için kullanılırsa akciğerlerde bu emme duygusu oluşmaz.

Uyku, tüm vücudun dinlenmesi ve ertesi güne hazırlanması için gereklidir. Uyku sırasında solunum yollarının bir bütünlük içerisinde çalışması bu yolun son parçası akciğerlerin uygun ve yeterli havayı kalp ve kana ulaştırmasını sağlar. Bu yol üzerinde bütünlüğü bozabilecek kabaca iki ana yere ait sorun olabilir. Bunlar, burun tıkanıkları ve uykuda solunum durması veya horlama ile boğazdan akciğerlere yetersiz hava geçişidir. Burnun soluma işlevinin atlanılması, özellikle geceleri uyku sırasında akciğerlerin gereğinden daha az oksijenlenmesine yol açar. Hava, solunum ve sindirim ortak noktası boğaz yoluyla direkt olarak akciğerlere iletilir. Bu durumdan temiz kanın içindeki oksijen miktarı olumsuz yönde etkilenir.

Kırk yaşını geçmiş kişiler, mutlaka uzman KBB doktoru tarafından solunum yolları muayenesinden geçmelidir. Bu muayene sırasında solunum yolları, boğaz muayene edildiğinde buralarda daha genç yaşlarda sorun yaratmayan ve yaşla birlikte ortaya çıkan sorunlar saptanır. Uzman doktorunuz direkt muayene ile burun ve boğazdaki bazı bozuklukları tespit eder.

Burun içerisinde genç yaşlarda tolere edilebilecek yapısal bozukluklar yaşlanmayla birlikte dokuların esnekliğini kaybetmesiyle burundan az hava geçişine ya da burun tıkanıklıklarına yol açar. Burun içi, burun delikleriyle başlayan iki tüneli iki eşit yarıma ayıran orta hatta kıkırdak ve kemikten oluşan bir duvarla ayırılmıştır. Bu ön burun delikleri sağ ve sol tüneller, arka burun delikleri ile genize açılır. Her iki burun tünelinin yan duvarlarında burnun klimaları, burun etleri mevcuttur. Bu anatomik düzenekte burun etlerindeki bazı sarkma ve büyümeler veya burunun orta duvarındaki eğrilikler burundan yeterince hava solunamamasına neden olurlar. Ayrıca, burun içini döşeyen mukoza denen halının şişlikleri, polip ve sinüzit gibi durumlarda burun tıkanıklıklarına neden olarak vücudu oksijen çekilen başlangıç borusunun işlevini bozabilirler.

Burun dış ve içi kemik ve kıkırdaktan yapılı aynı zamanda yüzün tampon görevi gören bir bölgedir. Burnun tünellerinin yan duvarlarını kaplayan klima görevi gören burun etleri dışında, burun genellikle sabit yapılardan oluşur. Solunum ve sindirim sistemlerinin ortak noktası boğaz ise kemik ve kıkırdak yapıdan yoksun yumuşak dokulardan oluşmuştur. Yutma sırasında bu yumuşak dokuların itici hareketleri ağızda sindirilmeye başlayan gıdaları yemek borusuna iterler.

Boğaz ve boğaz adeleri uyku dışında normal şartlar altında kişinin kontrolündedir. İster yutarsınız, isterseniz dilinizi çıkarabilirsiniz. Düşündüklerinizi boğazınızda harekete çevirebilirsiniz. Ancak uyku sırasında bu kontrol kaybolur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte solunum yolunun parçası olan boğazda yumuşak dokulardaki sarkıklık uyku sırasında solunurken titreşimlere neden olabilir. Gürültü olarak algılanan bu titreşimlere horlama denir. Ayrıca bu durum yaşla artan kilo ile de desteklenir. Gece, uykudan amaç, özellikle derin uykuda bütün vücudun solunum kasları dışında uyuması ve dinlenmesidir. Kişi uyurken boğazdaki kas tonusu kaybolur. Normal şartlar altında anatomik bir bozukluk veya sarkıklık olmaksızın havanın boğazdan geçişi horlama yaratmaz. Ancak sarkık yumuşak dokular, anatomik alt yapıda horlamaya yol açabilecek bozukluklar ya da fazla kilolar bu bölgeden hava geçişini zorlaştırır. Zorlu solunum horlamayı doğurur. Kişi horlarken bazen boğaz bölgesi dokuları çökerek akciğerlere oksijen geçişini kesintiye uğratabilirler. Böyle bir durumda uykuda nefes tıkanması, apneden söz edilir. Yine uzman doktorunuzun direkt ve endoskopik muayene yöntemleri böyle bir hastalık habercisinin sizde var olup, olmadığını belirler.

Hem burun tıkanıklıkları hem de uykuda hava yolu tıkanması hayatımızın üçte birini geçirdiğimiz uykuda bizi yeterince oksijenden yoksun bırakarak kalitesiz uykuya neden olur. Bunun sonucunda yataktan dinlenmiş kalkamama, sabah başağrıları, gündüz uykuya meyil, uygunsuz yerlerde rehavet çökmesi, sinirlilik hali, unutkanlık, depresyon gibi bir dizi şikayet ortaya çıkar. Yanısıra uzun süreli solunum yolları yetersiz oksijen geçişi, sınırdaki kalp hastalıklarının daha erken ortaya çıkmasına, yüksek tansiyon, kalpte atım bozuklukları, beyinde inme gibi nedenlere de yol açabilir. Yine uzman doktorunuzun muayenesi bu iki ana neden dışında yaşla birlikte burun ve boğaz alt solunum yollarında gelişebilecek nadir de olsa bazı tümöral oluşumların belirlenmesine yardımcı olur. Uygun oksijenli, daha sağlıklı daha kaliteli hayat için daha düzgün ve işlevsel solunum yolları bütünlüğünün sağlanması bilinçli sizler tarafından uzman doktorunuzun yardımlarıyla gerçekleşir.

İLETİŞİM
Fulya Mah. Yesilcimen Sok. No. 12
Polat Towers Residence Ofis Katı: 443,
34360 İstanbul

Telefon : +90 (0) 532 707 41 00
Telefon : +90 (0) 212 266 75 31-32-33
Email : info@drhasantanyeri.com
Copyright @ 2016. Prof. Dr. Hasan Tanyeri.
Bu sitede yer alan içerik bilgi amaçlıdır. Doğrudan doktor tavsiyesi olarak algılanmamalıdır.